Bir kez daha, Kudüs’te…

Posted: 20. Haziran 2010 in Çeviriler

Kudüs’te olmak başka hiç bir şehrin vermediği, insanın sırtından aşağı inen bir ürperti hissi veriyor, bu şehirdeki hiç bir şey normal değil… sanki herşey fazlasıyla özel.. zamanın bir süreliğine durduğunu hissediyorsunuz ve o tarif edemediğiniz, hiç bitmeyen eski zamanlar sezisi… Renkler… sesler… insanlar… tarih… o maneviyat sizi alıp götürüyor… bu hiç birşey gibi değil!  tek söyleyebileceğiniz şey. Yazının devamını oku »

ramadan2Tüm Müslümanlar icin önemli bir degeri olan Ramazan Filistin’de de bir Islam ruhu icinde yasandigindan bizlere cok ta yabanci gelmeyen ama yine de kendine has güzellikleri olan adetleriyle yillardir devam ediyor. Isgal her ne kadar Ramazan gelenek ve görenekleri üzerinde bir etki birakmis olsa da,  inaniyorum ki, her Müslüman gibi Filistinliler de özel bir hazirlik icinde bekliyorlar bu ayi.
Cevirdigim bu yazida bahsedilmemis ama meshurdur; Ramazan’da Kudüs isiklarla bezeniyor. Ancak resimlerle burada sunabilecegim bu güzellik az önce bahsettigim heyecana iyi bir aciklama olsa gerek…

Yazının devamını oku »

Bu konusma icin davetiye aldigimda ilk gördügüm baslik, yani bu mini konferansin mottosu, ‘Savastan 7 ay sonra Gazze’de yasam’ ne olursa olsun gitmemi gerektiren bir unsur olmustu. Nitekim dün aksam bizzat olaylarin en yakin sahitlerinden birinden Filistin’i dinleme firsatini yakaladim. Dr. Husam Al-Najar Gazze Üniversitesi’nde görevli bir cevre mühendisi. Almanya’ya bir arastirma icin gelen Al-Najar, Gazze’den uzaklasip ne kadar savasi unutmak istemisse de konusma isteklerini geri cevirememis. Palmyra Verlag, Heidelberger Friedensratschlag, Palästinensische Fridensinitiative gibi kurumlarin organizasyonuyla  Heidelberg’e de ugrayan Dr. Najar’a ben de buradan okumayacak olsa da tesekkürlerimi sunmak isterim. Heidelberg Üniversitesi’nde (Medical Inf.) docentlik yapan Fady A.’nin girisini sundugu ve organizesini üstlendigi, ayrica powerpoint sunumuyla desteklenen konusma özellikle de ortalarina dogru cok ilginc ve önemli mesajlar verdi bize. Ya da bana.. Neden derseniz, cogunlugunun yasli oldugu dinleyicilerin büyük bir kisminin yüzlerindeki ifadeye baktigimda yüzeysel dinlediklerine kanaat getirdim.

Iste önemle paylasmam gerektigini düsündügüm notlardan cikardigim özetler…

Yazının devamını oku »

1948′de İsrail’in Filistin topraklarına saldırı açarak tüm yerleşim alanlarını boşaltıp Filistinlileri kovduğu ve kendi devletini kurduğunu ilan ettiği gün, yani 15 Mayıs.. İsrailliler’in Jom haAtzma’ut olarak kutladıkları, Filistinliler’in yasını tuttuğu felaket günü Nakba.

Yazının devamını oku »

imagesJoumana Odeh Filistinli bir çocuk doktoru. Engelli çocuklar üzerinde yaptığı çalışmalar uluslararası kurumlarca dikkat görerek ilk Filistinli, hatta Arap dünyasında ilk kadın olarak geçtiğimiz yıl “World of Children Health” onur ödülünü aldı.

Yazının devamını oku »

İsrail Devleti kurucularından Ben Gurion, Filistinlileri evlerinden kovduktan sonra köylerini, kasabalarını yağmalayan askerlerın bu ahlaksız davranışlarına şaşırmış ve kınamış (!)  Söylenenler mi doğru yapılanlar mı, yoksa görülenler mi? Her şey bu kadar açık gözler önünde seriliyken gerçeklerin bu denli kolay örtbas edilebilmesinin en büyük nedeni yalanı söyleyenden ziyade, söylenmesine izin veren değil midir?

Conn Hallinan bundan bir süre önce; İsrail’in son Gazze saldırıları hakkında kanıtlarıyla beraber çok çarpıcı gerçekler yazdı. Türkçe olarak internette epey aramış olmama rağmen bu önemli makalenin çevirisine rastlamak mümkün olmadı. Ben de kendi imkanlarımla kendi çevirimi yaptım. İmkanı olanların yine de orjinal texti okumasını öneririm.

http://www.antiwar.com/orig/hallinan.php?articleid=14238

Yazının devamını oku »